21 Mayıs, 2006

İşte tatil bu...........!


Perşembe günü okulda herkes İstanbul dışı üç günlük planlarından söz ederken benimde bir an içim daraldı ve dedimki bu tatil ben evde durmayacağım..Ruhum yeşil istiyordu.Evin içinde olacağımı düşünmek bile gerdi beni...Ve cuma sabahı kalktığımızda malesef planladığım gibi olmadı ya da olamadı....

Öncelikle evde heryerde tozlar uçuşurken bırakıp gezemezdim....Önce her yeri süpür sil ve toz..Klasik ev kadını telaşı ve asıl yazlık kışlık değişimini yaptım.Ama mercimeğin ve benim dolapları ancak halledebildik.Goncanınki kaldı malesef..

Ve geldi cumartesi..Kandırdık Goncayı yollamadık onu işe güce..Onun da niyeti yokdu zaten...İstikamet uzun zamandır İstanbulda keşfetmediğimiz yerlerden olan HIDİV KASRI idi.Çoook güzeldi.Görülen manzara oradan .Önce güzel ve Uzun bir yürüyüş yaptık Kasrın kendi korusunda...Muhteşemdi...Tabi, kızımın kanalizasyona düşürdüğüm topunu ve boynunda asılı olan kalemi de köşkün lavabosuna düşürmemi saymazsak her şey yolundaydı.(Bazen kendimi Desperate Housewives daki sakar kadına benzetiyorum.Nası başardım ikisini de arka arkaya düşürdüm bende anlamadım)

İçersinde bulunan kafe de çok temiz ve ucuz.Ha bi de 27.50 ytl ye açık büfe kahvaltı vardı.Biz 2 nescafe ve bir vişne suyu 7.5 ytl ödedik.Ordan Anadolu Kavağında balık yemeği koyduk kafamıza.Yolda Anadolu fenerine uğrayıp o inanlmaz insanı taaa derinlerden etkileyen boğazın Karadeniz geçiş manzarasını seyrettik ....keyifle.Aşağıdaki resimdeki manzarayı gidip görmelisiniz mutlaka--tabi İstanbul da yaşıyorsanız--.Daha sonra Anandolu Kavağında bulunan her zaman gittiğimiz YENİGÜL RESTAURANT da lezzetli çupralarımızı ,közlenmiş patlıcanlarımızı yedik.Her zamanki gibi balık lokum gibiydi...


Bu resim yanlışlıkla burda sırayı bozdu.Bu pazar sabahı YILDIZ PARKINDA yaptığımız kahvaltıda halacığın getirdiği güzel yemeklerimiz...

Pazar gününe geçmeden önce cumartesi,dönüşde Akmerkez Remzi Kitabevine uğrayıp çok istediğim bu üç kitabı aldım.Her annenin öğretmenin ya da anne adayının okuması gereken bir kitap.DOĞAN CÜCENOĞLU NUN --Başarıya Götüren Aile-- isimli kitabı.

Kitap çok başarılı teşhislerle dolu."İzin verin çocuğunuz yaşamını tribünlerde seyirci olarak değil de ,sahada oyuncu olarak geçirsin"Zevkle okuyorum.Diğer iki kitap güncel olduğu için aldım sadece.


Ve işte Pazar ....E tabi cumartesi öyle geç saatlere kadar gezince pazar günü de halamız arayarak bizi YILDIZ PARKINA Kahvaltıya davet edince tabi hemen atladık bu teklife.....Tabi biz sosyetik aile(!) sandık ki brunch a gidicez.... elimizi kolumuzu sallayarak gittik.Meğerse piknik kahvaltı yapıcakmışız...Hamarat halacığımız bize birşey bırakmamışdı zaten sofra da gördüğünüz her şey onun eseri.Afiyetle yemeklerimizi yiyerek...kızımızın sinek böcek ve kedi fobilerini yenebilmesi için bi süre sineklerle bi sürede kedilerrle yarenlik etmek zorunda kaldık.....Uzun süredir üzüyordu beni mercimeğin bu fobileri bu nedenlede istiyordum açık hava ,yeşillik ve toprak temalı gezileri....Saklanbaç ve İstop oyunlarını hayvanları sevlim ,doğayı koruyalımamacı ile zevkle oynadık.

Bi nebze yendi sanki.Ama hala bir sinek görünce sıçrıyor yerinden ...E tabi doğal bütün gün okulda ve evde de apartman katında tıkılı garibim...

Neyse efenim kahvaltıdan sonra YILDIZ ŞALE yi gezdik mutlak gezilmeli derim ben.Şansımıza da bizi oranın rehberi değilde 1976 dan beri orada çalışan bir emektar gezdirdi.O ne çoşku o ne keyif bizi gezdirirkrn amca o günlere geri döndü..Pek resim çekemedim yasak olduğu için en son bizi götürdüğü Clinton un da misafir edildiği salonu çekdim çaktırmadan çünkü özellkle tava oymaları büleyiciydi...Anlatılır gibi değil...Aslında öyle bir hazineye sahibiz ki TÜRKİYE olarak farkında bile değiliz bunun.Abdülhamit in kendi elleri ile yaptığı sandelyeler den mi ,zümrüt yakut avizelerden mi,altın varaklı tavan koltuk aynalardan mı,dünya liderlerinin ağırlandığı odalardan mı,Hereke halılarındanmı,Yıldız porselen tarafından yapılan devasa işlemelisobalardan mı,Süreyya için özel olarak yapılan banyodan mı?,Celal Bayar ın çalışma odasında asılı olan ve odanın her neresine giderseniz gidin size bakan Atatürk resminden mi?Sedef kakmalı kapılardan mı....Oradan çıktığımızda gerçekden sarsılmışdık.YILDIZ SARAYI ŞALE ...Sırf Abdülhamitin misafirlerini ağırlamak için yaptırdığı konuk evi,mutlaka görmelisiniz derim ben...

Yine 38.50 ytl ödeyerek Malta Köşkünde de Brunch yapılabiliyormuş .Ortam çok güzel boğaza nazır brunch yapmak isteyenler için ideal.

İşte böyle çektiğim resmi bu post almadı onuda yayınalarım bilahere.

Gerçekden güzel bir tatil geçirdik.

Şimdi sıra dört elle işlerimize sarımakda hepimize kolay gelsin...

Comments:
Sevgili AGEcugum Ne guzel gecmis sizin de tatiliniz?Canim Benim sana diyorum birsey kan cekiyor diye:)) Cuma Anadolu Kavaginda deniz levregi bitti diye mi siz cumartesi cipura yediniz acaba:)))
Kuguboynu:)
 
Sevgili Kuğu biz ailecenek çipura ya da nam-ı değer çupra hastasıyız o nedenle...
 
Yıldız Parkı'nda piknik yapılabileceğini bilmiyordum ben. Sizin için güzel bir haftasonu, ben,m için de öğretici bir post olmuş bu :)
 
Agecugum Cupra benim de daima favorimdir. Biz cupra derken Ege de gercek adinin Cipura oldugunu ogrendigimden beri agzim ona alisti:)) Yoksa seni duzeltmek degildi. Bu arada profilinde emailini aradim bulamadim.
 
Ahh ahh benimde bisuru planim vardi gectigimiz 3 gun için ama bebele disari çıkmayi basarmak bi 2 saat oncesinden ciddi bi hazirlik gerektirdigi icin beceremedim planlarımı gerçekleştirmeyi bi türlü :( ben mi beceriksizim neyim..
 
agecim sen kokoloji kitabını bitirdin mi:) nasıldı;)

nimet
 
Huysuzcum aslında bir kaç bölge hariç pek pikniğe elverişli bir ortam yok.Yani gelen kişiler pek de temizliğe önem vermiyorlar.Biraz sağa sola sinir olsakda öyle bir ortamda kahvaltı yapmak güzeldi.

Kugu malesef mail adresimi koymuyorum=(

Filliboya benim kızımda küçükken çok fazla gezemiyorduk,biraz büyüyünce her şey daha rahat oluyor...

Nmetcim kokoloji çoooktan bitti.Tam yaz kitabı ,yani roman ya da hikaye değil.Sadece kendini tanıman için testler var içinde.
 
ageciim ne güzel gezmişiniz yaa,İstanbul'u Ankaralılar bizden daha güzel geziyo:)
beni de götür bi dahaki gezmelerinizeee noolurr:)
 
Canım krystalım,ne demek..zevkünen götürürüm seni her bi yerlere...Poçaları,börekleri ezer ezer yediririm ben sana...
 
Yedikleriniz içtikleriniz sizin olsun gördükleriniz de.. Biz buralarda acaba hangi alışveriş merkezinde vakit geçirsek diye düşünürken sizler oralarda coşmuş kabarmışsınız. Ah yine sinirden reflüm tuttu.
 
Ne olursa olsun insanın topraaağı gibisi yok ki...
 
Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

illa okumam lazım
HEY GİDİ GÜNLER