30 Eylül, 2006

Bir Ankara lı İstanbul da yaşarsa....


Resimleri kafasına göre upload etti sevgili blog systemimiz..Bazen çıldırtıryor beni,resim yüklemiyor ,yazıyorum siliniyor..Sayın yetkili okuyorsan eğer mağdur durumda bırakma bizi...Hevesle yazıyoruz yazılarımızı.attırıveriyoruz caaaanım resimleri..sonra bir bakıyoruz ki yok olmuşlar...

Neyse....Sebebi postumuza gelelim...Evet hayli gecikmiş bir Ankara seyahati yazısı olacakdı bu...

Evet en altda bulunan collage en üste olacakdı..Orada görüldüğü üzre sabah 6 civarları çıktık yola.Her zaman ,her mevsim ,her saat Ankara ya gitmek beni mutlu etmişdir.O yüzden de normalde sabah uykusu feci kıymetli olan ben sabahın 5 inde tüm lay lomluğumla kalkıp Goncamı ve mercimeği sekerek uyandırdım..Yol da okumak için dergi almıştım fakat heyecandan okuyamadım bile.Daha yoldayken, üniversiteden çok sevdiğim saydığım yere göğe kayamadığım,onlarsız hayatın çok sıradan sıkıcı olduğu ,iki arkadaşım daha Ankara girişinde karşıladılar beni ve kahve içmek için oturduk bir yerlere(tabi ben ayran içtim ,hatta kahve içen de olmadı),Gonca ve Mercimeğide en uzak markete kızımıza dergi almaya gönderdik.Zaman kısıtlı olduğu için ayaküstü biraz konuşup ayrıldım onlardan ama tüm aklımı fikrimi de onlarla bırakmadım desem yalan olur,azıcık da olsa onları görmek çok ama çok iyi geldi bana..

Düğününe gideceğim arkadaşım, ilkokul 4.sınıfdan beri yaklaşık 25 yıldır bir dargın bir barışık dostluğumuzu sürdürmeye çabaladığım,pek çok badireler atlattığımız,birbirimiizi kırdığımız,ama hiç bir zaman iletişimi koparmadığım birisi .Kendi adıma ona zaman zaman kızmama rağmen kopamamamın nedeni sanki onunla görüşmezsem tüm geçmişim çocukluğumda yok olucakmış gibi olmasıydı.

Sonuç itibarı ile düğününde de bulunarak...kızını evlendirmenin verdiği huzuru yaşayan anneler gibi görevimi yapmanın verdiği huşu ile döndük evimize.


Kuaförde görülen tabiki Mercimek.Elma dibine düşer misali ,gelinden önce bir baktım kızımız ilk kez karşılaştığı kuaförle gayet rahat istediği saç modelini anlatıyordu...

--Abi,benim şöööle kabarık kabarık pembe bi elbisem var saçlarımında lüleli lüleli olmasını istiyorum..


Dönüşde Bolu dağında o muhteşem yeşil manzara ya karşı içtim bu kez kahvemi arkadaşlarım yanımda değildi ama Goncam ve kızım yanımda olduğu için şükredip,istemeyerekde olsa çıktık dönüş yoluna...

Comments:
Resimler çok hoş. Tekrar bekleriz...
 
ay ben onun havasini yerim, bende istiyorum oyleeee lule lule uzun saclardan:)
 
Ankara boğuyor bazen, bazen ben de İstanbul'u özlüyorum. Ama yine de kopamıyorum, zorunlı sebepler olur; öyle giderim herhalde... Lüle saçları da pek hoş mercimek hanımın:)

blogcu/balkizyaren
 
Mercimeği kendi çocukluğumdaki lüle lüle halime benzettim :) İçim sıcacık oldu bir an :)
 
mercimeğin saçları ne güzel. maşallah:)
 
:))
seviyorum ankara'yı, çocukluk arkadaşlıklarını en çok da şu minik süslü kızları :)))
maşallah :)
 
AYYY YERİM BEN ONU NE TATLI ÖYLE MAŞALLAH NAAR DEĞMESİN. MAVİ BONCUK NERDE?!
 
Teşekkürler Oktay Ahmed

Banucum sana da çok yakışır öyle saçlar eminim...

Şeydacım bende Ankara dayken boğulduğumu sanıyordum..=(

Cerise,hakikaten bende aynı şeyleri hissttim onu öyle görünce..=)

Pınar,Duygu,Peace teşekkür edrim fıstığın yerinede ..
 
Kız çocukları böyle lüle lüle saçlara bayılırlar. ben de çocukluk resimlerime baktığımda düğünlerde hep böyle saçlar ile salındığımı görüyorum. Bir de lülelerin aralarına renkli boncuklar attırırdım. Şimdi düz saçı daha seviyorum ama sardırdığım da oluyor, pek bir havalı olyorum mercimek gibi:-)
 
Renkler,bu boncuk iyi fikirmiş...Bir daha ki sefere deneyebiliriz...
 
Masallah Mercimek Kizimiza...
AGEcugum pek kisa anlatmissin ama Ankarada yaptiklarini:(
 
Ne güzel bir ziyaret olmuş:) Mercimeğimize de maşallah.....Öper misin benim için....
 
Ne güzel agecim,
belliki sevdiklerini görmek iyi gelmiş sana.Senin adına bens evindim valla.Buarada mercimeğin saçlarda süpperrr....
 
Maşallah,gerçekten çok güzel saçları Mercimeğin.
 
Kuğucm çok haklısın kısa ve öz oldu..

Zeynocum,hemen seve seve öperim...

Teşekkkür ederim Zillizarife,arada böyle kısa da olsa iyi geliyor bana seyahat..
 
Çenebaz,teşekkürler..
 
O kadar uzun zaman bir dostlugu surdurmek hic de kolay olmamistir eminim ama herhalde anlami boyle ozel gunlerde anlasiliyor. :) Arkadasiniza mutluluklar dilerim :)
 
Ah ah....
ben de özledim memleketimi!!...
Ne güzel anlatmışsın, Ankara yolculuklarına ben de hep pür neşe başlarım.
Hatta sokaklarında yürürken sanki hep tanıdık birilerine rastlayacakmışım gibi gelir :)
 
Bayılırım kız çocuklarında lüle lüle saçlara. İki oğlan annesi olunca hep uzaktan bakıp bayılacağız anlaşılan:)
Keşke bi de o güzel pembe elbisesini görseydik. Prenseslere benzemiştir kesin:)
 
süper yaaa , ne güzel olmuştur bir değişiklik olmuştur sizin için...Mercimek hanımında saçları ne güzel olmuş öyle bayıldıım vallahi...Yüzünü göremedik ama eminim çok da yakışmıştır...
 
Bani,dediğin gibi çok badire atlattık ama yinede devam ediyor..

Damlacm,Sahiden bir Tunalıya çıkınca en az 4 5 kişiyle karşılaşırdım bende...İstanbul da nerde....

Mercan eh klasik olacak ama gelinler olacak inşallah ilerde=)

Gamzecim teşekkür ederim...
 
başka yazılarını da bekliyoruz biz koru migrosta, yuvaya dönüş konulu:)
 
Ne guzel bir seyahat, ben de coook ozledim Ankara'yi, arkadaslarimi, ve de en cok ailemi :( Ama kendimi soyle avutuyorum: yakinda havalar soguyacak ve de hava cok kirli olacak, eger orada olsaydim hasta olurdum... Bu resim ekleme ve yazilarin sapitmasi isi benim de canimi sikiyordu ama gecmis bulununca bir kere betaya donemedim, once sinir oldum, ama simdi cok guzel hatta bununla ilgili yazmaliyim bloguma. Resimler pit diye ekleniyor, yazilar da karismiyor. Hem artik herkese yorum da yazabiliyorum :) Yani azicik daha test ediyim herkese onericem. Sevgiler.
 
Sevgili Age, yazılarını okumaya yeni başladım sayılır..
Maşallah Mercimek hanımın saçları çok güzel gerçekten de...
Ben de Ankara'da bir İstanbullu olarak boğuluyorum burada... Çok şükür 2 hafta kaldı İst. evime dönmeme, o kadar mutluyum ki..

Blogger beni de delirtiyordu, esneksizliği.. eklenen fotoların linklerini yok etmesi vs.. Beta'ya geçtim biraz daha iyi kategorilere bile ayırıyorsun yazdıklarını ama geri dönüşü yok bilesin..

Bir de ilk eklenen fotoyu en alta diğerlerini onun üstüne atıyor, sepet misali.. Dolayısıyla sen kahve fotonu en son eklediysen en üstte yer almıştır. Ama bunu kendin düzeltebiliyosun, kod kısmına geçip kesip alta kopyalayarak... Zaten fotoların kodu belli yazılardan ayrı, belli oluyor.. Kusura bakma böyle uzun uzun bilmiş bilmiş yazdım, sadece yardımcı olmak sitedim...
Selamlar, iyi ramazanlar...
 
Bipolar,bahsettiğin yazıyı en kısa zamanda yazmak isterim biraz yıllanmanızı bekliyorum sadece..=)


Pınar,bende merak ediyorum beta yı ama bir türlü cesaret edemediğim için geçemiyorum..

Nilüfer öncelikle hoşgeldin.Önerilerin için çok sağol.Çektiğim sıkıtıların çözümünü yazmışssın =)Beta ya geçmem galiba farz olacak çok yakında..
 
Nefis resimler Age, Mercimek büyümüş de saçını yaptırıyor ha!:)
 
ben istanbula hasret sen ankaraya. arada gelir gideriz böyle. hayatın çarkları:))) ankaradan bir age geldi geçti ha:))

nimet
 
ankara fotorafları nerelerde cekilmnis bi turlu cıkartamadım yılların ankaralısı olaraktan utandırdın benii
 
saçlar da pek güzel görünüyoo...
 
Yorum Gönder



<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

illa okumam lazım
HEY GİDİ GÜNLER