26 Haziran, 2006

İHMAL:::(


Bu resimi Tahtakale Hamamındaki cafenin duvarlarında gördüğüm andan beri bloguma koymak istiyordum...Tam bir hatun...

Uzun zamandır güncelleyemiyorum.Çünkü her zamanki gibi koşturmaca....Okul halen devam ediyor.Kitap seçimleri,öğrenci dosya dolumları,sorumluluk sınav hazırlıkları..Bu hengamede zaman yaratıp bir gün Eminönüne kaçtık.Mısır Çarşısından alacaklarım vardı...

Oraya kadar gitmişken sandwichlerimizi Cafe İstanbul da,kahvemizi de yine Eminönü de bulunan Cafe Crown da içtik.Cafe Crown çok güzelmiş.Tıpkı Starbucks,Gloria gibi çeşit çeşit kahveler var.Hemde hepsi türk kahvesi tadında...Hele birde yanında çikolataya bandırılmış kahveler de servis ediyorlarki..Harika...Kahve düşkünleri için ikinci adres olabilecek nitelikde bir yer bence.

Bu arada tatil için geri sayım başladı.Ama bizi hala tatil planını netleştiremedik.Belirsizlik diz boyu.Yine de kendi kendime moral vermeye çalışıyorum ..

Şimdilik bu kadar .....

21 Haziran, 2006

BU BİR MELEK OLMALI ....=)



Ben 2.kez hala oldum ve çok mutluyum......

Ve ilk kez bloguma aileden birinin resmini koyuyorum.Onun bu" saflığını" ve hayata gözlerini 3-4 saat önce açmış bu güzel halini sizlerle paylaşmak istedim...

Anne olmanın ne kadar "kutsal" bir şey olduğunu abimin eşi sancılar çekerken bir kez daha anladım.(Ben sezeryanla doğum yaptığım için doğum sancısını ilk kez bu kadar yakinen şahit oldum...) Gerçekten inanılmaz bir mucize doğum sancıları çeken bayanlara inanılmaz bir kuvvet bir güç geliyor....

Allah, isteyen tüm akadaşlarıma bu huzuru , bu saflığı nasip etsin diyorum....

11 Haziran, 2006

İstanbulum....


Bu resmi Yıldız Şaleye gittiğimizde çekmiş ve bir türlü koyamamışdım o nedenle şu anda pattadanak karşınıza çıkıverdi...Bu görülen salon en son Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush için açılmış ve orada ağırlanmış.Salonun özelliği ve hepimizi en çok büyüleyen tüm tavandaki--ki tavan ahşap-- işlemelerin --el işçiliği --olması...Epeyce ayrılamadık bu salondan....


Neyse efenim gelelim pazara....Sabah buzdolabımız bozuk olması nedeni ile --tam takır kuru bakır-- olması nedeni ile kendimizi erken vakit boğaza attık güzel bir kahvaltı yaptık.E tab benim şok da bugün nihayetlendiği için acısını çıkarmalıyıdım...(!) Yok canım ...3 gün aç kaldım neredeyse ,yazık olurdu emeklerime...Ölçülü bir kahvaltı yaptım deyim ben..

Resimde görüldüğü üzre bugün İstanbul oldukça vahşi,kızgın,hatta asabiydi.Ama OKS sınavları sağolsun trafik rahattı.Bir kez daha bu kötü havaya rağmen İstanbul'a
gönül verdimm.İşte öyle İstanbulda

HAFTA İÇİ: (İş Dönüşü, iç ses )"Kesin terkedecen bu şehri ,trafik,kırolar,pislik...ıyyy..."

HAFTA SONU:(Gezme dönüşü ,dış ses) "Yok be canım bak sana şu şehrin keyfine ...Sanki Tatil beldesindeyiz,plaj...boğaz püfür püfür..."




Görüldüğü gibi "canım İstanbulumun" tıpkı "canım Türkiyem " gibi her yeri cennet...Evet...Bu şükürden sonra gelelim ŞOK REJİME::::))

Sabah

1 adet elma

Öğlen

1 tost -1 ayran

Akşam üstü

4 adet diyet bisküvi-Çay ya da Kahve

Akşam

Salata

Gün içinde
BOOOOL SU


Görüldüğü gibi öncelikle herhangi bir rahatsızlığı olan kişinin yapmaması lazım bence.....Aslında hiç kimse yapmasa iyi olur daha öncede belirttiğim gibi...Ama Biyoooniğimin de söylediği üzre bizim metabolizmaların başka türlü adam olacağı yok... Şöyle bir sarsıp KARBONHİDRAT egemenliğine bir son vermek gerek belkide....

Ben uygularken zorlanmadım pek hayret edici biçimde....Tabi motivasyon ve hedef güçlü idi..ZEKİ MAYOLARI adamı işte böyle hizaya sokar..........

Bunu 3 gün uygulayınca 3 kg veriliyor kesin(Az önce konuşdum arkadaşım verdiii).Ben 2 kg verdim çünkü bazı kaçamaklar yaptım ara öğün olarak 2 porsiyon meyve ekledim .Erik ve Kiraz yedim...Bi de akşam salatalarının yanında 1 dilim kepekli ekmek yedim...(Bi de dayanamadım mercimeğin tabağını şöyle bir sıyırıverdim ama kepek ekmekle...)Yani benim gibi yoldan sapmazsanız sonuç kesin..

Hadi bakalım rasgele....

P.S : Ha bu arada 3 kg verdik oh bitti..... değil .....şimdi bu hafta da yine oldukça ölçülü yenecek M uzaffer Kuşhan ın bir menüsü var onu uygulayacağız ama o bu kadar katı değil sebze ,meyve,et var....1 hafta o rejim, sonra da yine bi şok daha....Azimli arkadaşım ve ben iyi bir ekip olduk birbirimizi pek güzel motive ettik....Arkadaşla bu iş daha kolay oluyor..Sabah hemen koşturup birbirimize yediklerimizi rapor ediyoruzzz...)

P.S 2: Bazı arkadaşlarım sadece 3 kg fazlam olduğu izlenimine kapılmışlar..Asıl hedef 10 kg dur.Bilginize...

P.S 3 : Kahve yanında çikolata olmayınca çok fena oluyor .... =(


09 Haziran, 2006

Bir alışveriş ve takiben şooooooook diyettt



Age, bir gün işinden çıkar ve yaklaşan yaz tatilini heyecanlı hale getirebilmek için alışveriş yapmak ister..Tabi tatil diyince ilk akla gelen ZEKİ MAYO nun bikinili kızları olur..Gözünde dönüverir o güzel bikiniler...Halbuki kendisi 35 olalı bi gün bile bikini giyememişdir..Neden olmasınki...Herşeyin bir başlangıcı vardır.

Kendini sevinçle ve hatta "sekerek" değerli Zeki abi nin mağazasına atar.Kataloga bakar bir bir modelleri seçer ve sempatik satıcı sayesinde kendini "klodya şefır" sanarak bi kolunda mayolarla süzülerek soyunma kabinine girer...VE o da ne ya........

_Pardon hanfendi ya bu floresan ışığı mı ne... ben bi acayip görünüyom burda

_NAsı yani?

Age sinirlenir nedense bu soyunma kabini ışıklandırmaları insanı olduğundan--şişman--,çirkin-- ve dolikisefal gösterir diye düşünür kendi kendine...

- yok bunun modelinden ...yoksa ben 40 bedene girerim ..der...

-yok yok bununda kumaşından ben 42 ye de girerim şahsen...

- E bu model zaten ofsayt 36 bedene de olmaz bu..

-Bu seneki modellerden herhal bu da olmadı bana...
....................................
gibi anlık geçiştirmelerle kabinin ışıklandırmasına suçu bularak ve kendi kendine söylenerek ...ve kolundaki mayoları tezgaha terkederek... boynu bükük ayrılır olay mahallinden


İşte hemen hemen her sene yaşanan budur ...Ben hep bir heves giderim mayo aliiim bitmeden seçilmeden diye ama hep de ışık beni kötü (!) gösterdiği ve şişman gösterdiği için eli kolu boş dönerim..Yine aynısı oldu.Tartıya çıktığımda 3 kg almış olduğumu gördüm....Ve hemen aynı dertden muzdarip arkadaşımla yanlış olduğunu bile bile bir şook diyete başladık.3 günde 3 kilo...Tabi aşırı sağlıksız ve yanlış olduğunu bile bile girdim olaya pazara kadar bişi olmaz bana umarım.Napiim bunu yapmam lazım yoksa kaybetmek üzere olduğum kendimi hiç bulamayacağım...

Bugün halimiz çok komik dii...Öğlen herkes yemeğe giderken biz arkadaşımla elimizde kirazlarımız ve eriklerimizle yolculadık arkadaşlarımızı...Tabi onlar dönünce atladık üstlerine ..Ne yediniz? Tatlı var mıydı?Kısır yapmışlarmı:::((

Neyse öyle ya da böyle.. bakalım bu ŞOK bizim bünyeyide şok etmez işallah....

06 Haziran, 2006

Oldu işte 06.06.06 laneti...



Şimdi bu resim ne alaka demeyin.....Bu benim mideden kalbe doğru giden yol fotom...

Ne mi oldu..?

Şimdi malum ben zaten her mevsim- başı -sonu- ortası fark etmeyen bunalımımla boğuşurken.....Bugün okuldan çıktık Mercimek hanımcımla,yolda kendimizi neşelendirmek amacı ile avaz avaz Yalın kardeşimizin "Keşkeeeeeee oyunlar oynamasaydık senle....." adlı şarkısını katlederekden geldik....Her şey gayet normaldi taki....eve yaklaşana kadar.......

Her gün okul ya da geç saate eve dönerken bi stres basar beni...Bu stres eve yaklaştıkça artar artar ve de artar......Sebep mi..........Ne olabilir....

P A R K- Y E R İ sorunsalı ...........

Kimi günler yer bulmak için aşşşaşağı mahalleye bile arbayı bırakıp ertesi gün döne döne aramışlığımız vardır...Bi de son zamanlarda sokağımızdaki park problemini artıran bir durum vuku buldu.Tam karşı apartmanın zemin katı -ki yerle bir- garip adamlar tarafından kiralandı..Bu garip adamlar günün her saati farklılaşıp farklı farklı bi çok araçlarını oraya buraya attırıveriyorlar..(Park ediyolar diyemiycem)

E dolayısıyla noluyo bu ne iş yaptıklarını ve bu karşı daireyi ne amaçla tuttuklarını çözemediğimiz abiler ,sokağımızda var olan park sorunsalını kronik ,çözülemez,ve sinir bozucu hale getirdiler.Hayır ben ikide bir goncaya

--Bak bak gene geldiler....Adamlar profesyonel ...sempatik görünümlü karanlık iş uzmanları....

dememe rağmen bi türlü onun içine şüphe düşmüyor.....Gayet cool cevabı şu :

-- Pireyi deve yapma

Neyse ya niye geldik teee buralara.

İşte bugün canım kızımla evimize doğru yaklaşırkene beni gene ter bastı içime doğmuştu zaten yer bulamayacağımız..Ha bu arada canım belediyem(!) de bütüüün sokakların taşlarını yeniliyor o nedenlede ortalık karışık.

Neyse uzatmayalım.....Biz gene 3 -5 sokak gezdikten sonra üstün park etme yetimle boş bulduğum yere sığmaya çalışırken gacırt.................... diye bir ses le kendimi şanslı adlederken acaba arabanın neresi göçtü diye kapıyı açmaya çalıştım... O da ne arbanın kapısı açılmıyo!!!!!


İleri geri can havliylen bişiler yapmaya çalışıyorum.Güç bela kapı açılcak kadar düzelttim arabayı......Meğerse şuurlu bir apartman yöneticisi her ne amaçla yaptı ise garip bir demir engel koymuş ama görülecek cinsten değil adeta park etmeye çalışana CEZA ...Neyse baktım araba da bi şi yok gibi ama jant komple -- yeşillenmiş-- Tabi arbanın o anki duruşu sakat demiri arbanın altın aalmışım büyük bi başarı ile...O arada da duruş o apartmanın garajını kapatıyo...Yukardan da bi teyze kafası bigudili yememiş içmemiş beni takip etmiş herhalde.Bağırıyo bana..

_ bakarmısınız???Arabanız garaj girişini kapatıyo...Saat 5 birazdan beyim gelir........

_ Araba yı kıpırdatamıyorum ben ....görmüyorsunuz herhalde...

_ Beyim gelince nereye park edicek

_ ya hay senin....ya anlamıyor musunuz kıpırdatamıyorum işte....

Allahdan ordan bi adamcağız ki kendisini yeniden hörmetle selamlıyorum.Arabasından indi üşenmeden,hatta karısıda geldi,uzuuun hamleler sonucu arbayı çok az çizikle kurtardı demirden...

Biz bi oh çektik ama Mercimek hanım telaş halindeydi...Malımız pek bi kıymetlidirde.

Günün Özeti: BEN GARAJI OLAN BİR EV İSTERİM!!

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

illa okumam lazım
HEY GİDİ GÜNLER