28 Nisan, 2006

Davranış Panosu ve Kokoloji


Geçen gün bizim kız tutturdu.Davranış panom için etiket diye.......

Okulda uyguladıkları davranış panosunun aynısını birlikte yeniden hazırladık,kurallar açık.Herkes yani anne,baba, ve mercimek hnm,günde 3 iyilik yapmak zorunda.İylik yaptıkça panomuza etiket yapışıyor ,etiketlerimiz yıldıza ulaşınca ödül kazanıyoruz....

Unutturmak ne mümkün aklna koyunca bizim kız ya alınacak ya alınacak.Düşdük yollara bizimde canım gezme istediğindenmidir kızımızı susturma isteğindenmidir,köşe başında bulabilceğimiz etiket için attıkkendimizi Cevahir alışveriş merkezine...DR den etiketleri bulduk Şükür....Kızımız mesut tam kasada ödemeyi yapıcaz gözüme ilişdi KOKOLOJİ.....


Çoktandır gazetede okuyordum.Merak da ediyordum.Aliiim mi almıiim mi kasada bi duraksadım .Hani adı bi tuhaf ya ,boşuna para veicez acaba diye bi tereddüt oldum.Neyse efenim uztmayalm ,kıydık aldık....

Yazarı ISAMU SAİTO ve TADAHİKO NAGAO. ŞU an da yeni başladım ama ilginç bir kitap.
Kitabın özü "Bil bakalım sen Kimsin?"

Hoş bir takım durumlarla kendinizi anlamaya çalışıyorsunuz...Tam bir kumsal kitabı aslında..Uzan şööle al eline kokolojini ,öbür elde latte var aman tikkat....

Tavsiye olunur efemm...

25 Nisan, 2006

Zamanı geldi tatilin...


Bu eller de ayaklar da benim değil ama ben olmasını istiyorum artık hemde çok...Neler mi yapmak istiyorum..



-- Öncelikle böylesine manikürlü ve pedikürlü eller ve ayaklarla sahilde dolanmak istiyorum

-- Sabah kalkıp hemen mayomu (bikini diyemiyoruz vücut da oluşan sarkıt vs den dolayı) denize ilk giren ben olmak istiyorum.

-- Anlamsızca animatör aktivitelerine katılmak istiyorum

-- Tekne turuna çıkıp zenci gibi geri dönmek istiyorum.

-- Alaçatı da bi kafe de oturup dergimin sayfalarını çevirip ,latte mi yudumlamak istiyorum.

-- Mercümemle kumdan kale yapmak istiyorum..

-- Paletleri takıp uzun uzuun yüzmek istiyorum.

Vakti gelmiş bence tatile çıkmanın ...fakat daha bunların gerçekleşmesi için 2 aycık var yani 60 gün ve hatta 60 x 24 saat.....Oy...oy...

24 Nisan, 2006

23 nisan,His Kadını,ve Örnek kocadan,örnek dooom günüü


23 Nisan günü kızım gösteriye katılmamasına rağmen pek bi güzel geçti.Sanki törene katılmış gibi sabbbaaan köründe mışıl mışıl uyuyan goncayı evde bıraktık ve kendimizi okula attık .En güzel yere kurulup töreni baştan sona kızımla seyrettik.....O kadar duygulandık ki.Kızım bile bi ara gözleri dolup Atatürk neden öldü diye sorup durdu.

O dönemi anlatan çok güzek bir canlandırma yapılmıştı.Ve o çocuklar pırıl pırıldılar.Düşündüm de özellikle İlkokul öğretmenleri ne kadar önemli.O çocuklara öyle güzel aşılamışlarki 23 Nisanın anlam ve önemini.Keşke tüm öğretmenlerimiz böyle olsa .Yani -son zamanlardaki ağlak ruh halimin de etkisi ile her Atatürk resminde,her marşda ana kız sarsıldık durduuuuk.

Resimde görmüş olduğunuz doğum gününden ,daha daoğrusuörnek kocadan bahsetmesem olmazdı.Yakın bir akrabamızın eşinin dgünü vardı.Resimde görülen ağaçlıklı yollardan ulaşıverdik doğum güü mahalline.

Fakat ev sahibesi evde yoktu.Çünkü örnek goncası onu dışarda oyaladı....Masusçuktan geziceklerdi ama birden migren krizi tuttu veeee beş karış hanımını eve getirdi kiiiiiiii evde yimeeeğinden içmesine organize edilmiş arkadaşlarıtarafınadan yukarda görülen pasta elde karşılandı..kızcaaaaz pek bi sevidi tabi o sırada eşi -muhtemelen şov mahiyetli-tüm herkesin kıza baktığı sırada küsel bir kutuda 'yüzük'hediye etti ve mutlu son aslında gece uzundu ama biz hepsine şahit olamadık.

22 Nisan, 2006

Döndüüüüüm ben...=)


Yakın bir arkadaşımın kızının ödevi için ona yardımcı oluyordum.Mevlana ile ilgili çok etkilendim resimlerden!!Ve bir de şu sözünden.

--Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu dinleyenin dinlemesinden,anlamasından ileri gelir.--
Hz.Mevlana

Tıpkı bizlerin birbirimizi anladığımız gibi.....

Mevlana' nın Mesnevisini bir arkadaşım tavsiye etmişdi ama bu son bir senedir kitap okubilitem çooook düştüğü için alamadım bir türlü.

Bu cuma ,cumartesi pek hareketli geçti.Hele dün geceki "hareket" evlere şenlikdi.

Gece 23 civarıydı sanırım eve döndük .(Bilahere anlatacağım yerden) Eve girer girmez tabi hemen mail,comment kontrolü yapıyordum ki birden bir üşüme geldi....Üşümek ne kelime titreme....hemen koştum yatağıma zangır zangır..nası kötü oldum ,bütün eklemlerim sızladı resmen,bi de bi ağlama krizi titreme sonrası ağrılardan dolayı sanırım....Öyle titreyi titreyi baygın kalmışım,gonca da şaşmış yazık napıcam deyi....Sabah bi kalktım tabi ateş 37.5 telaş ettim,kursa gittim güç bela....Sonra eve geldim,halsiz ...biraz vitamin ,takviyesi yaptım ve uzun zaman önce söz verdiğimiz bir arkadaşa gitmemiz gerekiyordu....Gezmeden geri kalamazdım tabikiiide.Neyse efem,orada muhabbet ortam pek güzeldi.Sanırsam o iyi geldi.Şu anda sanki dün zangırdayan ben diiilmişim gibi..Anlamadım öle bi iyi saate olsunlar yokladı gitti zahir...!!

16 Nisan, 2006

TADIMIZ KAÇTI



Tek tek arkadaşlarımı kaybediyorum........

Crystal vakası ile başlayan -blogları abartarak aleme duyurma operasyonu - bu sabahda- diyet kardeşleri- ile devam etti.

Bunun sonu birer birer hepimiz boglarımızı kapatacak mıyız?

Yoksa sitelerimizin her an deşifre olması ihtimaline rağmen yazmaya devam edecekmiyiz...?

Hiç bilmiyorum canım çok sıkkın.

Banuşun içine mi doğdu tüm bu olacak olanlar diyorum,Berna da yok olmuş......Biyooniiiiğimde yok,prugnplum,cerise.....Ancak bu kadarına bakabildim....

Tuhaf bir sessizlik var .....

Commentler boş...

Postlar güncellemiyor...

.................................................

15 Nisan, 2006

Cumartesi ve Sobee..


Aldım gene kahvemi elime......

Ya benim bu kahve düşkünlüğümün sonu ne olacak...Her gün bir türk kahvesi birde nescafe mutlak içilecek bi de hepsinin de saati var....6.ders saati yani yaklaşık 2 civarı neskafe,akşam da ortalığa sessizlik çökünce yani mercimek hanım uyuyup gonca beyde uyuklamaya başlayınca türk kahvesi bide herseferinde fal kapayıp kendi kendime bakıyorum...Allaaam akıl fikir ver ya...

Niyse efenim....Bu canım güneşli İstanbul cumartesisinde bendeniz ve minik kuş evdeyiz...Aslında ben okul dönüşü kızmla şöööööle bi dolanıciiidim fakat gonca şöyle dedi işe giderkene:

_ Sakın ha dışarı çıkıp da mikrop yaymayın sağa sola....Daha bulaşıcılığı devam ediyodur....

Tabi benim heves kursaaaam da kaldı...Dışarı çıkarsak sanki potansiyel tehlike olarak dolanıyomuşuz gibi olucakdı.....Çevreyi takmayan düşüncesiz anne kızını almış koluna mikroplarını saça saça dolanıyo.....Bi de öğretmen olacak .......

O nedenle öööölece evdeyiz.Ama yarn beni hiç bi kuvvet tutamaz..

Ve gelelim kugu tarafından sobelenme durumuna...

1-Hayatınızın merkezinde olan yapılması tehlike içereen işleriniz.

a-Arabamla trafiğe çıkmak: Hergün arabaya binince neredeyse sağ salim eve döneyim diye hatim indiriyorum...İstanbul da , traktöründen inip kartallarına binen pek çok muhterem abilerim,büyük özveriyle görevlerini yapan nazik dolmuş şöförü kardeşlerim,üç kuruş almanın acısını bizden çıkaran belediye otobüsü sürücüsü amcalarım ,15 yaşında babasının yada annelerinin arabaları ile tozu dumana katan öğrencilerimiz,kalantor jip kullanıcısı işadamı büüklerim ..............beni çooook geriyor ama buna rağmen kızımı da yanıma katıp her sabah kahramanca çıkıyorum trafiğe.......

b-Yolda yürümek: Çantayı nereye koyem.....Öne mi yok yok arkaya ...yok yok paraları cebe koyem,kredi kartlarını çorabın içine sıkıştırem, cep telide elimde tutem ....E kızın elini nası tutcem....öbür elimle sıkı tutem çocuğu.......manyaaaan biri çekip almasın elimden...........Aman yavrum önümüze iyi bakalım bi çukura düşmeyelim yavrum...............Aman kızım basma şuur özürlü amcalarımız yerlere tükürmüş...............

c-Öğretmen olmak: Yav fazla kızdık çocuaaaa ödev yapmadı diye...Bıçaklamasın bizi köşebaşında.....

d-Doğalgaz kullanmak: -"Helalleş yavrum babeynle......"

" Sabaha dek gaz maz kaçırır bu -vailant- ama güven olmaz"


2-Melodilerin arkasından kanter içinde gittiğiniz vazgeçemeyeceğiniz müzik lezzetleriniz.

Öyle kanter içinde olmasa da eski yıllarda Phıl Collins
Chris de Burgh
Depeche Mode
Alphaville (Big in Japan)
The Cure
Yenitürkü ,
Loorena Mc Kenith

Bunların sıkı dinleyicisiydim şimdi ise Best of larını edindim sadece.....

Güncel olarak ise Feridun Düzağaç
Teoman (eski cdleri)
Rafet (bazı eski şrkıları)
Şebnem Ferah
Candan Erçetin

3-Yediğiniz halde ben bununla doymam diye çemkirdiğiniz kadar karşısında zayıf olduğunuz yemekler

Mantar ve peynir soslu makarna

Şehriyeli pilav

Hangel (Eski blogumda resimlediydim.Kayınvaldem yapınca yine koycam bloooaa)

Annemin pazı dolması ,sarımsak yoğurt ve acı soslu...

4-Reyting canavarına yenilen bir dizi Adını hatırlamıyorum ama Demet Akbağın rol aldığı hasta futbolcu bir çocukcağızın olduğu bir dizi vardı.......Sonra .....Haluk Bilginer in diziside fena değildi Şevval Sam ile olan...

5-Şu an ben burda ne yapıyorum kim getirdi beni buraya sorularına maruz kalmaksızın ruhunuzun olmak istediği yer

Bundan 4- 5 sene önce öğrenilerimi İngiltereye götürmüştüm. Orada bir gün serbest gezme günümzdü....Hep beraber orada her adım başı olan uçsuz bucaksız yeşil bir parkda serildik yerlere.....

Özelliklede işten çıkmış gayet şık bey ve bayanlar gibi ayakkabılarını çıkarıp şööööle uzanmış olabilirim yeşillere....

6-Sobelediğiniz bloggerlar..Sobelenmedilerse eğer:

Huysuz ve Tatlı

Neseli









12 Nisan, 2006

Su çiçeği,pancar salatası ve cevizli kek...



Bu gece zor geçti bize .....Ay bi çiçek çıktı ...aa..bak bi tane daha çıktı....Tüm akşam böyle geçti allahdan fazla çiçeğimiz yok!!!Çünkü küçük hanım her çıkandan huzursuz oldu..

Ve bir ara

-Anne sakın kimseye su çiçeği olduğumu söyleme bile dedi...

Tabi ben bu hastalığı sempatik hale getirmek için ne diller döktüm...

-Bak minnoş hnm, bu hastalık prenseslere özgü...Bak şunlara çiçek gibi..

Öğlenden sonraya kadar halsizdi bugün...Sonra yavaş yavaş açılmaya başladı....Doktorun dediğine göre bu kadar ağır geçirme sebebi" soğukalgınlığıda "olması normalde aşılı olduğu için daha hafif geçirmesi gerekmekteymiş.

Age hnm ,bugün evde olmasına evdeydi....Dinlenicekdi sözde ,ama ne kelime....Önce sabah ortalık toplamak bi saat ,kahvaltı toplama yine öyle...Kızın çekmeceleri...Aaa goncanın çorap çekmecesi...AA çiçekler sulanmamış...kıza da öğlen bir çorba..bu arada susmayan (allah eksik etmesin) geçmiş olsun telefonları..Arada babaanneye son durum raporu,Ankara daki anane ve dedeye kızımız ne yedi kaç çiçeği var raporu,mız mızlanan fıstıkla dergi okumaca.....OOOO...Oldu gece yarısı....

Ha tabi bi de mercimeeeem,iki gündür iştahsızken bugün birdenbire cevizli kek istemezmi...Tabi bende amanın ....iştahı açıldı çocuuun hemen yapem diye resimde görüldüüü üzre kabarmayan bi kek yaptım...Biraz kuru oldu diye piştikten sonra üzerine "tahin" ve "hindistan cevizi koyuverdim....3 dilim yedi....ohhh o yedi ben mest oldummm........

Gonca da gelip dilim üzerlerine nutella sürüp bir bardak sütle 2 dilim de o yedi....Pek bi memnun oldum.... Onlar yedikçe bize ne oluyosa...

E tabi bi de akşam yemeği faslı var... "Karnıyarık" yaptım " ve" domatesli,maydonozlu,şehriye çorbası" yanına....Bide "pancar" yaptım süzme yoğurtla (fotoda görünen fuşya renkli olanıı....)

Yani allah ev kadınlarına sabır versin bizden daha çok yoruluyorlar evde bütün gün.

Neyse sanırım su çiçeeeeğini kolay atlatıcaz.....bunda sizlerin payıda çoook büyük......Gerçekten iyi günde kötü günde en büüüüük blog aplalarım ,abilerim (bu cem için=) iyki varsınız!!!

Sevgiyle...

_

11 Nisan, 2006

Suçiçeği mi acep?? ve Banuş a noldu??


Dün bizim kızı okuldan alır almaz ilk sözleri şu oldu:

-Anne ,ben çok üşüyorum......

Alaah dedim kız üşüttü tabi,resim çekicez diye çocukları diktiler 40 saat bahçeye.....
Olacağı buydu...Yolda arabada giderken gözlerim yanıyo diye ağladı.Eve geldik ve gelir gelmez de attı kendini koltuğa ve ateş çaktı 38.6 ya pat diye....

Hemen ilaç verip ılık bir bezle sildim heryerini kızdı tabi bana ben üşüyorum...Sen ıslak bez değdiriyosun diye.......

Güç bela düştü ateşi.....

Brokoli çorbası yaptım sevdiği için ve Lazanya ya niyetlenmişdim.Onu da yaptım...Ve hepsinden yedi.Tabi o yiyince benim içim rahat etti....

E inşallah bi daaaa çıkmaz dedim ki...Sabaha karşı 04 sularında yeniden çıktı...

Sabah okula babasına bırakarak gittim ve doktora gittiler vücudunda bir kaç döküntü vardı onlardan dolayı su çiçeğinden şüphelenmiş.....Tabi babası tel de öyle diyince zor attım kendimi eve.....Geldimki gene ateş çakmış 38 e bunun gözler kaymış.....


İlaç milaç hallettik.Doktor takip edelim demiş ilaç da vermemiş...En gıcığı da bu öleeeece bekleyecez....Var mıdır arkadaşlar su çiçeği tecrübesi olan...????

İşte öyle pat diye insanın hayatı değişiveriyor.Bi de insanın çocuğu hasta oldu mu zaten dünya duruyo...

Tıpkı bu Banuş un ansızın çekip gidivermesi gibi....Yani şimdi olucalk iş mi bu? Tam alıştık birbirimize ...Ben mi abartıyorum bu işi...Tabi kızcağızın tek tek bizlerden izin alacak hali yok...
Öyle de değil ama ne biliiim..."Mutlaka okuduğum " kişilerden olduğu için belkide... İnsanın aklına bi sürü soru geliyor..Neden kapadı diye.....

Yine de ben bi kurul kurulmasını talep ediyorum...Blogunu kapamak isteyen buraya başvurcak.....Kurulda değerlendirecez...Uygun görülürse kapayacak yoksa devam edecek silah zoruynan.....Dİ Mİ????

09 Nisan, 2006

Fly INN ve Home Store Cafe


Veli toplantısından sonra stres nası atılır....??Çoook sevdiğim bi tanecik kokoş arkadaşım T. ile buluşarak.....

Mercimek hanım babannede kalacağı için velilerimle uzun uzun sohbet edebildim...1o da başlayan toplantıdan saat 14:30 da anca çıkabildim, o da arkadaşımla buluşacağım için.....

Uzuuun zamandır Home Store Cafe manzarası nedeni ile övülüp durulmakta idi arkadaşlarım taraından...Hep gitmek istiyordummm...Kahvaltı da yapmadığım için hadi dedik ,hem bişiler yeriz hemde Türk kahvemizi orada içeriz..... İnsanın sevdiği bir kız arkadaşı ile yemek yiyip kahve içmesinden daha güzel ne olabilirki...Uzun uzun sohbet ettik ardından goncaları da çağırıp sinema yapalım dedik ...İkimizde gerildik..Kesin birisi çamura yatcak dedik ve nitekim öyle oldu...Benim gonca "kem küm ..ben işteyim uzun sürer belli olmaz....."deyiverince tabi bizim plan suya düşdü.Benimde keyifim kaçtı...40 yılın başı kızımız yok sinema ya gidicedik keyifli keyifli..Dolayısı ile eve geldim bi mesafe bi mesafe aramızda...benim surat adliye duvarı....

Ne diyoduk nerelere geldik...İyki de gitmişiz dedikleri kadar var...Yemekler açısından değil tabi hamburger isteyelim dedik...Hayatımızın hatasını yapmışız köfte kocaman ,ekmekfazla küçük tad desen vasat..... Ama manzara vasat resimlerde pek net çıkmamış çekemedim doğru dürüst...Ama uçaklerrın iniş ve kalkışlarını seyretmek çok keyifli...



Neyse kahve iyiydi allahdan...Ve tabiki canım arkadaşımın sohbeti vardı...

04 Nisan, 2006

Crescent 'ın sobesi--Part2

Salı günleri gezme günüydü ama olmadı işte banka manka işleri derken bi de pazara gitmek istedi canım ..... sonrasında attık kendimizi eve mercümeeemle....Aldım onu da erkenden okuldan öretmeni biraz bozuluyo erken alınca..Biraz kıvırtırdım....Acil işimiz var diyerekden...

Önce pazardan aldığım simitle taze salatalık ve domatesimi yedim.....

Ardından akşam için Tarhana çorbası yapıp.........

Aldığımtaze ıspanakları 6 -7 su ykayıp kırkladıktan sonra onu da pişirdim ....Bi türlü gitmiyo çamurları yav...

Kızımla barbicilik oynadım.Veee kahvemi aldım elime....

Mission: sobe-2

Einstein ın sobelediği kimdir?Yok ben inanmıyorum sen tut koskaca bilim adamı ol sobelemece ebelemece oyna...

Okuduğunda seni en çok etkileyen kitap? Öyle çok ki....Zaten mizaç olarak etki altında kolay kalabiliyorum...(Allahdan kötü yola neyin düşmemişim..)En çok etkilendiğim sanırım ÖZEŞ üzerine yoğunlaşan Rıchard Bach ın Sonsuza Uzanan Köprü kitabı.....O kitabı lise de falan okumuşdum sanırım ve özeşimi aramaya başladıydım o vakit bi on senelik gayret sonucu bulduk goncayı...

Takip ettiğindergi: Haftalık,Süper,çok bunalıp eve gidip" dergi akşamı aktivitesi" yapıcaksam eğer aktüel ,tempo......,Penguen,(Eskiden gırgır ve fırt ve de Çarşaf dı..),Goncam maison fraçais ve elle decor düşkünü olması nedeni ile...

Günlük okuduğun gazete: Vatan (Her gün akşam gazete mutlak okumam lazım okumazsam kötü hissediyorum kendimi.Ama tabi derinlemesine bir okuyucu olamıyorum bi türlü.)

En yaramaz çocukluk anın: OOO....Evet...Sanırım sene 1978 civarı.....Bendeniz teee o zamanlardan bi çikolata manyaa.....Arkadaşlarla dönemin popüler oyunlarını oynarkene birdenbire benim aklıma şu o dönem yeni çıkan "tüpteki şokellalar " aklıma düşüveriyor...Hani şu emile emile yenenlerden....Eve gidiorum annemden olumsuz yanıt alınca .....gayet çaktırmadan her zaman fırının örtüsü altında duran annemin günlük masraflar için ayırdığı 20 tl yi çaktırmadan... alıyor ve bakkala doğru süzülüyorum.....Tabi arkadaşlarda yanımda onlara almadan olmaz...Yaklaşık 6- 7 adet tüpte şokellaları alıp dağıtıveriyorum mahalleliye.....oooh biz bi keyif banklarda oturuo hüpürdetiyoz.......Tam o sırada benim şokellayı verdiğim ezik arkadaşlarımdan birinin annesi hepimizin elindeki şokellaları görüp delleniyor ve............

Annemin kapısını çalıp.....

- .......... hanım nası oluyorda para veriyousnuz buncacık çocuğa benim kızım şimdi yemek yemiyecek bu şeyi yediği için......

Tabi benim kibar anneim bozmuyo.....Nolcak canım ehi öhü şeklinde kıvırmaya çalışıyo.....

Ve kadın gider gitmez ben aciiil eve çağırılıp oda hapsine mahkum oluyorum....Ta ki babam gelip kurtarana dek.........

Televizyon programcısı olsan yapmak istediğin program ne olurdu?
Beni Baştan yarat olabilir ama BBC deki gibi...

Kimi sobeleyim yakayım itina ile....Berna, Pınar ,Tweety.....Sobelenmedilerse tabi...

03 Nisan, 2006

Alyamın sobesi.....

Evet efenim geciken sobelere başlıyalım.....

En beğendiğiniz huyunuz: Tuttuğunu koparmak ve dolayısıyla azimm...

En beğenmediğiniz huyunuz : Acelecilik,hemen olsunculuk,olmayınca buhran kalp çarpıntısı..

En beğendiğiniz yeriniz :Burnum ve gamzelerim (yanaklarımda iki adet sağlı sollu...=)

Hiç beğenmediğiniz yeriniz doğumdan önce de var olup doğum sonrası artan karın bölgesindeki ayva göbeğin ayvalıktan çıkmış hali...=(

Çantada mutlak olmalı: Parlatıcım,ıslak mendil,kalem

Çantada asla bulunmaz: Kuru mendil,hiç bi zaman anahtarı aradığımda pat diye bulamam 40 saat arayınca bi köşeden çıkıverir

Arabanızın markası: Ford Fusion

Hayalinizdeki araba: Spor bir mercedese hayır demem....Ama takıntılı da değilim tabiki....

En sevdiğiniz yemek: Anneciğimin sarımsaklı yoğurtlu,domates soslu pazı dolması...

Hiç sevmediğiniz yemek: Asla işkembe çorbası içmem içmicem de...Gonca nın ısrarlarına rağmen...Kelle ,paça, gibi bilumum sakatat tarzı şeyler ....

En sevdiğiniz hayvan: Leopar hep asil gelmişdir bana....Evcil olarak da tabiki köpekler süs için olanları hariç...

En kotktuğunuz hayvan:Akrep,yılan..

Kullandığınız parfüm: Kenzo,Jean Paul Gautier

Kullandığınız cilt bakım ürünleri : clinique (toniği süper),la praire(Smart isimli nemlendiricisi harika..) ve zaman zaman lancome

Her gün mutlaka yaparsınız :Kahve içerim mutlaka ama öğlen yemeğinden sonra yanında da minik bir çikolata olması şart ama...

Her gün yapmayı ihmal edersiniz: Yürüyüş....Her ün aynı terane :"yarın mutlak yürüycem..."

Karanlıkdan korkarmısınız : Yoooo....

Korkutmayı severmisiniz : Öyle sululuklar bana göre değil ben bir örtmenim ya...nası öle şeyler yapıyım bi de örnek olcam....

Giyim tarzınız: Yerine göre çok şık ve az dekolte sevebilirim....Okulda gayet mütevazi siyah, kahverengi,uzun hırkalar,hanım hanımcık takımlar.....

Asla giymem: Şu tam bacakları saran strech kotlar modaydı bi aralar gençliğimizde nası giymişiz onları valla pes....Her şey meydanda...

Cep tel: Nokia 3230

Bilgisayar: Toshiba

Karşı cinste aradığını özellikler: Centilmen,nükte yeteğine sahip espirili,gezmeyi seven",optimist " ve tabiki cömert...

Hoşlandığınız tip: Uzuuuuun boy -gonca gibi - ve esmer...

En beğendiğiniz oyuncu: Çoooook eskiden sıkı bir Slvyster Stallone hayranı idim ....Feci bir fanatikdim ama....

Benzetildiğiniz bir oyuncu: Oyuncu değil ama öğrenciler bir ara Özlem Tekin e benzetirdi....20 li yaşlarda da SANDRA diye bir şarkıcı vardı ona benzetilirdim....Off havamdan yanıma varılmazdı...

Film çevirmek istediğiniz bir ünlü:MehmetAslantuğ olabilir...

Başka bir şey yapmak istediğiniz ünlü:Bruce Lee ile dövüş....Tübe tübe...

Tuttuğunuz takım: Beşiktaş

Hangi dalda sporcu olmak isterdiniz..:Basketbol yada yüzme

En büyük hayaliniz :Bu aralar kızımı Fransa daki Disneyland a götürmek

Gerçekleştirdiğiniz hayaliniz:Goncamla evlenmek...=)

Asla yapmam dediğiniz bir çılgınlık: Balona binmek ya da parachuting...(Tırsık benn)

Yapabilirim dediğiniz bir çılgınlık: Tatilya daki Alaboraya binerek hayatımın hatasını yapmışıdım bi daaa da hiç bi çılgınlık yapmammmm.

Kimler sobelenmedi acep???Aqua,Asortik Hnm sobelendiler miydi??

02 Nisan, 2006


Ve mutlu son.....=)


Bir haftanın koşuşturması da mutlu sonla sonuçlandı....


Bu kez hazırlıkların çoğunu yalnız yapmak zorundaydım.....Perşembeden alışverişi hallettik okul çıkışında mercimek hanımla...

Cuma günü okuldan geldim ve saat gece 11 e kadar mutfakdaydım ama halim harapdı gerçekten....

Bir çeşit bir şey yapmayı bitiriyorum.Kendimi yatak odasına atıp goncamdan sırt masajı....Daha sonra tekrar koştur mutfağa bu sefer mercimek hanımdan sırt masajı.....Hadi gene koştur mutfaga.....o gece yatağın yerini zor buldum valla!!!
Sabah halimiz daha komikti goncanın işi varmış mercümeği götüremem ben işe deyince kattım yanıma kızı,düştüm yola okulda dersim vardı sabah sabah .

Yanımıza sıkılmasın diye 32 çeşit boya, hikaye kitabı ,kek ,süt de almayı ihmal etmedik tabi.

Onu öğretmenler odasına "kaderine" terkederek derse girdim

90 dk ders bitiminde çıktığımda suratı beş karış:

-Bugün bide dgünüm kutlanıcak,yalnız bıraktın beni burda, şimdiden çok mutsuzum! demez mi cadı..

Neyse onun serzenişlerini dinlemeden tutttum gibi attırıverdim arbaya bayan somurtuğu....Yolda en sevdiği "DALE DOM DALE" yi sonuna kadar açarak onu havaya sokmayı başardım..Bi de yolda babaannemiz aradı benide alır mısınız diye kızımız o an daha da keyiflendi ....

Tabi ben yolda kızın kemerini baalayıp tam gaz....Ev dandini tabi ....Ortam hazır değil....Kayınvaldeyide yldan aradım;

-Anne ben çaldırınca hemen inebilir misin? daha ev hazır değil ,ben hazır değil, kız hiiiç hazır değil...

Anne indi aşağı tabi yine durmamamış dolmalar sarmış ,halacık da rahat durmamamış her zamanki gibi kuraaabiye ve muffinler hazırlayıp bırakmış bizim için....

Anne inmesine indi de aşağı....

-Kızım bi 20 dk beklememiz lazım komşum kurabiye koymuş fırına mercimek hanım için...Onu bekliycez.....

Tabi ben kurabiyeye mi sevineyim 20 dk bekleyince aksayan programıma mı???

Niyse planlanandan 45 dk sonra eve attık kendimizi...

Tabi panik ben ....Evi mi süsleyim?
Masayı mı hazırlayım?
Kızımı süsleyim?
Kroketlerimi kızartayım?
Toz mu alayım?
Kendimi mi süsleyim?
Bi on dakka bocaladıktan sonra koydum hepsini sıraya ve ......Çorap söküğü gibi geliverdi ötesi....Gündüz 16 da başlayan partimiz 24oo da sona erdiğinde hiiiç bi yorgunluk kalmamışdı...

Detaylara pek giremedim bilahere inşallah....Dgünü sevdasına ihmal ettiğim arkadaşlarıma sevgilerimi yolluyorummmm.......


This page is powered by Blogger. Isn't yours?

illa okumam lazım
HEY GİDİ GÜNLER